Özet
Hepimiz birbirimizle bağlantılıyız!
Heroes, Strange World, ve Crossing Jordan’dan çok iyi tanıdığımız Amerikalı senaryo yazarı ve televizyon yapımcısı Tim Kring ekranlara Touch ile bomba gibi geri dönüyor. Dizinin baş yapımcıları da New Girl ve Terra Nova’dan Peter Chernin ile Katherine Pope.
Başrolde unutulmaz dizi 24 ile akıllara kazınan Emmy ve Golden Globe ödüllü Kiefer Sutherland bizlerle. Sutherland’e eşlik eden küçük yıldız ise David Mazouz.
Bilim, tinsellik ve duyguları birbirleriyle harmanlayan bu dizi tüm dünyada ilgisiz gibi görünen insanların, birbirlerinin hayatlarını görünen, görünmeyen ya da bilinen, bilinmeyen yollarla nasıl etkilediği konusuna odaklanıyor. Hikayenin merkezindeki Martin Bohm (Kiefer Sutherland) dul, bekar ve duygusal bozukluğundan dolayı tamamen sessiz olan 11 yaşındaki oğlu Jack (David Mazouz) ile iletişim kurmaya çalışan çaresiz bir babadır. Şefkatli, akıllı ve düşünceli Martin oğluna ulaşabilmek için her yolu dener. Jack ise hiç konuşmaz, duygularını göstermez ve Martin dahil hiç kimsenin kendisine dokunmasına izin vermez. Jack rakamlara saplantılıdır ve her zaman yanında olan defterlere ve boş cep telefonlarına satırlarca rakam yazmaktadır.
Martin bir gün bir profesör ve rakamlarla ilgili özel yetenekli çocuklar üzerine uzman olan Artur Teller (Danny Glover) ile tanışır. Martin oğlunun dünyamızdaki tüm hayatı bir birine bağlayan gizli şekilleri algılayabildiğini öğrenir. Jack babasıyla kelimelerle değil rakamlarla iletişim kurmaktadır. Martin’e düşense oğlunun verdiği rakamları deşifre edip anlamını ortaya çıkarmak. Böylece parçaları birleştirip, tüm dünyada Jack’in öngördüğü şekillere göre hayatları kesişen insanlara yardım etmek.
Martin’in oğluyla iletişim kurma süreci insanlığın kaderini şekillendirecek!
Başrolde unutulmaz dizi 24 ile akıllara kazınan Emmy ve Golden Globe ödüllü Kiefer Sutherland bizlerle. Sutherland’e eşlik eden küçük yıldız ise David Mazouz.
Bilim, tinsellik ve duyguları birbirleriyle harmanlayan bu dizi tüm dünyada ilgisiz gibi görünen insanların, birbirlerinin hayatlarını görünen, görünmeyen ya da bilinen, bilinmeyen yollarla nasıl etkilediği konusuna odaklanıyor. Hikayenin merkezindeki Martin Bohm (Kiefer Sutherland) dul, bekar ve duygusal bozukluğundan dolayı tamamen sessiz olan 11 yaşındaki oğlu Jack (David Mazouz) ile iletişim kurmaya çalışan çaresiz bir babadır. Şefkatli, akıllı ve düşünceli Martin oğluna ulaşabilmek için her yolu dener. Jack ise hiç konuşmaz, duygularını göstermez ve Martin dahil hiç kimsenin kendisine dokunmasına izin vermez. Jack rakamlara saplantılıdır ve her zaman yanında olan defterlere ve boş cep telefonlarına satırlarca rakam yazmaktadır.
Martin bir gün bir profesör ve rakamlarla ilgili özel yetenekli çocuklar üzerine uzman olan Artur Teller (Danny Glover) ile tanışır. Martin oğlunun dünyamızdaki tüm hayatı bir birine bağlayan gizli şekilleri algılayabildiğini öğrenir. Jack babasıyla kelimelerle değil rakamlarla iletişim kurmaktadır. Martin’e düşense oğlunun verdiği rakamları deşifre edip anlamını ortaya çıkarmak. Böylece parçaları birleştirip, tüm dünyada Jack’in öngördüğü şekillere göre hayatları kesişen insanlara yardım etmek.
Martin’in oğluyla iletişim kurma süreci insanlığın kaderini şekillendirecek!





